basliklari alt alta okumak

<bkz: iyi geceler sözlük>
<bkz: uykunun gelmesi>

basliklari alt alta okumak

<bkz: var bi cenabetlik ama>
<bkz: metallica>

basliklari alt alta okumak

<bkz: deniz özbey>
<bkz: zındık>

*

dis agrisi

baş ağrısıda kötüdür, evet ama uyursun kalktığında baş ağrısı falan kalmaz. lakin diş ağrısı diş çekilene ya da antibiyotik etkisini gösterene kadar geçmez. tabi antibiyotik 3-4 günde falan etki yapıyor. o güne kadar çektiğiniz acı yanınıza kar kalıyor. hele dişinizde apse oluşmuşsa ve doktor bu riske giremem diyerek dişinizi çekmiyorsa yandınız, geceleri uykuyu unutun.

kulakta cikan sivilce

sivilce yok olana kadar sonu gelmeyen bir acı çekme sürecine girersiniz. kulağınız sızlar, ağlamaklı olursunuz, kulak ağrısı başa vurur, sonra tüm vücuda yansır. kulağınızı kopartmak gelir içinizden. tabi birde diş ağrısı vardır.

sirtta cikan sivilce

<bkz: kulakta çıkan sivilce>

okan bayulgen

ekşisözlükle yakınlığı beni dehşete düşürmektedir. ssg ile oturup reklam sözleşmesi mi yaptı anlamadım ki. bu gece paso ekşisözlük deyip duruyor.

kaldirimlar

<bkz: #18590">#18590>

kaldirimlar

bir necip fazıl kısakürek şiiri.

necip fazil kisakurek

ayrıca kaldırımlar adlı şiiri de süperdir.

sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
yolumun karanlığa saplanan noktasında,
sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.

kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
in cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık.
biri benim, biri de serseri kaldırımlar.

içimde damla damla bir korku birikiyor;
sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
gözüne mil çekilmiş bir ama gibi evler.

kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.

bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!

ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
iki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
yolumun zafer takı, gölgeden taş kemerler.

ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.

uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir kuyuya,
ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi..

israil

israilli çocuk: babam dedi ki siz şeytanmışsınız, teröristmişsiniz, katilmişsiniz.
filistinli çocuk: babam bana birşey diyemedi, sizinkiler öldürmüş!!

bunun gibi birşeydi, herşeyi açıklıyor sanırım.

ali baba

ayrıca hong kong'lu bir arkadaşın yapımı ünlü site.

http://www.alibaba.com

top

<bkz: meşin yuvarlak>

copcatan

kimisi çöpçatan yerine pezevenk der.

var bi cenabetlik ama

<bkz: bir ibnelik var ama>
<bkz: bit yeniği >

kumdan kale yapmak

laf bulamayınca karşısındakini aşağılamak için salakların kullandığı laftır. "sen gidip kumdan kale yapsana" gibi.

bu lafı söyleyen, benim gözümde salaktır, maldır, gerizekalıdır. çünkü laf bilmez, söz bilmez, laf bulamayınca da bunu söyler.

sibel can

<bkz: tanga>

reklamin iyisi kotusu olmaz

daha çok magazin programlarında rastladığımız basit bir teknik. bazıları porno skandalları ile bunu yerine getiriyor, kimisi tangasını gösteriyor, frikik veriyor. işte biz buna reklamın iyisi kötüsü olmaz diyoruz.

<bkz: gamze özçelik>
<bkz: gülben ergen>
<bkz: sibel can>

samara

<bkz: lada samara>

hey gidi gunler

"nerede o eski bayramlar" şeklinde devam etmesi muhtemel cümle.